Topraksız Tarımla Yeni Bir Sektöre Doğru

Hidroponik yetiştiricilik son yıllarda en gözde tarımsal faaliyetlerden biri. Bu teknikle kontrollü yetiştiricilik yapılıyor ve ürün kalitesi artırılıyor. Maliyetlerse oldukça düşük. Dünyada bu sistem sadece kaliteli toprak sıkıntısından değil, hızlı verim ve konfor ihtiyacından dolayı büyük ilgi çekiyor.

Hidroponik yetiştiricilik son yıllarda en gözde tarımsal faaliyetlerden biri. Bu teknikle kontrollü yetiştiricilik yapılıyor ve ürün kalitesi artırılıyor. Maliyetlerse oldukça düşük... 

Dünyada bu sistem sadece kaliteli toprak sıkıntısından değil, hızlı verim ve konfor ihtiyacından dolayı büyük ilgi çekiyor.

Bilmeyenler için tekrar edeyim: Popüler ifadesiyle 

"hidroponik yetiştiricilik" topraksız tarım olarak da adlandırılan yeni bir uygulama. Daha çok tasarruf ve mevcut alandan azami yarar amacıyla uygulanıyor. 

Seralardan Daha Fazla Kazanç

Dar alan ve mekânlarda birkaç kat üzerine kurulan platformlar üzerinde gerçekleşen bu faaliyet oldukça ilginç. "Hidroponik yetiştiricilik" konusunda en önemli unsur bitkilerin kontrollü olarak büyütülmesi ve toprağa hiç ihtiyaç duyulmaması. Bu yetiştiricilikte toprağın yerini bitki türünün ihtiyaç duyduğu kompozisyonlarda hazırlanmış solüsyon veya "perlit" e emdirilmiş besin maddeleri alıyor.

Su ise damlama sistemiyle ya da doğal buharlaşma yoluyla veriliyor. Ayrıca bileşik kaplar prensibiyle çalışan düzenekler de var.

Basit bir tasarımla çok katlı tesisler kurmak mümkün... 

Örneğin bu iş için hazırlanmış klasik seralarda zeminden yararlanılırken, aynı mekâna çok katlı sera alanları kurarak daha fazla verim almak olası hale geliyor. Halen Hollanda, Belçika ve Danimarka gibi küçük tarımsal topraklara sahip ülkelerde bu yetiştiricilik büyük ilgi görüyor. 

Toprak Yerine Yapay Karışımlar

Sistemin en önemli özelliği ise toprak yoluyla bulaşan bir takım zararlıların bu ortamda görülmeyişi. Özellikle hayat çevrimi için toprağa ihtiyaç duyan parazitler bu sisteme bulaşamıyor ve hastalık yapan unsurlar asgariye iniyor. Bir diğer özellik ise gerekli tüm besin maddelerinin çözelti halinde bitkiye yeteri kadar verilmesi...

Bu sistemde toprak yerine geçen ve besin maddeleriyle suyu bünyesinde tutan katı maddelere "substrat" ya da "agrega" deniyor.

Bu maddelerin en tanınmışı "perlit" adı verilen gözenekli bir agrega bazı. Perlit, basit tanımıyla volkanik bir kayacın ısıl işlem geçirmiş hali. Perlit yüksek ısıyla muamele edildiğinde tıpkı mısır taneleri gibi patlayarak genleşme özelliği gösteriyor. Bu camsı özellikli yapay madde kendi bünyesinde hem suyu hem de besin maddelerini dengede tutuyor.

Hidroponik yetiştiricilikte çok kullanılan perlit kendi hacminin 4 ila 18 katı su tutma kapasitesine sahip. Perlit taneleri genellikle beyaz ve son derece hafif... Tıpkı "ponza taşı" denen kayaca benziyor. Kimyasal ayrışma niteliği göstermediği için ısı iletkenliği çok düşük. Dolaysıyla sıcaklık değişimlerinden bitkiyi koruyor. Perliti toprak yerine en az 5 yıl üst üste kullanmak mümkün. Daha sonra sergi tabakasını yenilemek gerekiyor. 

Türkiye dünyanın en büyük perlit rezervine sahip ülkelerinden biri... Hidroponik yetiştiricilik dışında perlit seracılık, süs bitkileri, fidecilik ve sebze yetiştiriciliğinde de kullanılıyor. Bu açıdan perlitin özel ambalajlarda seracılık ve çiçekçilik üretiminde yaygın bir tüketimi var.

Perliti bu özellikleriyle hidroponik yetiştiriciliğin yanı sıra ticari bir meta olarak ambalajlayıp pazara sunmak da bir başka iş alanı.

Ürün çeşitlemesi için perlitin çeşitli bitki besinleriyle karıştırılması ve standartlara uygun hale getirilmesi gerekiyor.

Türkiye'de halen endüstriyel perlit üretimi yapan işletmeler var ve hammadde fiyatları hayli ucuz. Söz konusu işletmelere internet üzerinden ulaşmanız mümkün.

Hidroponik yetiştiricilik için diğer agrega maddesi ise "vermikülit." Vermikülit bir "magnezyum", "alüminyum" ve "silikat" karışımı. Türkiye'de özel yataklardan çıkarılan vermikülit, yüksek sıcaklıklarda aniden ısıtıldığında tıpkı perlit gibi süngerimsi bir yapı kazanıyor. Vermikülit bünyesinde tuttuğu suyu buharlaştırarak bitkiye vermesiyle ünlü.

Halen Denizli çevresinde çıkan vermikülit yeterli değil. İhtiyaç daha çok ithalat yoluyla karşılanıyor. Topraksız tarım konusuna yatırım yapacakların bu iki maddeyi karıştırarak yeni yapay çeşitler yaratmaları mümkün.

Tüm bunların yanında daha kolay temin imkânı bulunan bir diğer madde ise hidroponik yetiştiricilik piyasasında "zeolit" olarak bilinen "alüminyum hidrat" ve "silika" esaslı mineral. Bu madde de perlit ve vermikülit gibi yoğun biçimde nem tutuyor ve besin maddelerini kademeli olarak bitkiye veriyor. Sadece "zeolit bazlı ürünler" yaparak ev çiçekçiliği sahasına girmek Amerika'da şimdi moda haline gelmiş durumda.

Özendirici Uygulama Kitleri

Halen ABD'de "hidroponik yetiştiricilik" özendirilen bir faaliyet dalı. Bu amaçla küçük ölçekte "uygulama kitleri" imal edenler pazarda yoğun ilgi görüyor. Hazır kitleri alan meraklılar işin tekniğini kolayca öğreniyor ve endüstriyel üretime geçiyorlar. Bu açıdan sistem çok katmanlı fırsatlar yaratmaya aday.

Kısacası bu yeni üretim tekniğinde hem yetiştiricilik yapmak, hem de hammaddeleri işleyip satan küçük bir tesis kurmak mümkün. Daha geniş bilgiler için internette "hidroponik" tanımıyla arama yapabilir ve teknik bilgiler veren İngilizce sitelere girebilirsiniz.

Nur Demirok'un Para Dergisinde ki yazısından alıntılanarak yayınladığımız bu haberi girişimcilerimizin ilgisine ve bilgisine sunuyoruz.

Sevgi ve Saygılarımızla

Erdem Öztürk / Girişim Haber

Bu içeriği 4.686 kişi okudu.
Kategori: Reel Sektör, Tarım ve Hayvancılık
Yazar Erdem Öztürk Hakkında

2006 yılından beri bilişim sektöründe Yazılım Uzmanı olarak yer alan yazar, 2010 Eylül ayından itibaren Kurucu Ortak olarak başladığı Girişim Haber servüneninde; 2014 Nisan ayına kadar girişimcilere ve kobi'lere yön veren haberler yayınladı. Yazar kariyerine bilişim sektöründe özel bir firmada Yazılım Uzmanı olarak devam etmektedir.

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Yükleniyor