"Süreksiz Değişim" Trendlerine Ne Kadar Hazırsınız?

Son yıllar süreksiz değişim yılları. Neden Süreksiz Değişim? Bu birbiriyle bağlantılı gibi gözükmeyen değişimlerdir. Yenilik yapmak yetmiyor o yeniliği her daim tekrar yeni bir değişime uğratacak ve farkındalık oluşturacaksınız.

Sözlük anlamı olarak “süreksiz” kelimesi; az süren, devamsız anlamına gelmektedir. Artık, değişim yapıldığı an eskimiş sayılıyor ve bir sonraki adımı bekliyor insanlar. Değişim algısının süresi tarihte hiç olmadığı kadar düştü. Bir ürün veya hizmetin müşteri algısındaki kalıcılığı 3,5 yıldan bir buçuk yıla kadar inmiş durumda.

Son yıllar süreksiz değişim yıllarıdır. Bu birbiriyle bağlantılı gibi gözükmeyen değişimlerdir. Yenilik yapmak yetmiyor o yeniliği her daim tekrar yeni bir değişime uğratacak veya bir farkındalık oluşturacaksınız.

Aşağıdaki grafikte görüldüğü üzere her ürün ve/veya hizmet piyasaya girdikten sonra belli bir süre çıkış yaşar ve sonra gelişme dönemine ulaşır. Gelişme dönemini olgunluk dönemi izler, doğal olarak. Bu makûs talihtir ve her ürün ve /veya hizmet için geçerlidir. Aynı durum piyasaya giren firmalar içinde aynen geçerlidir.

Burada ki asıl sorun olgunluk döneminden sonra başlıyor. Olgunluktan döneminden sonra grafik ölüm koridoruna doğru seyreder. Bu da yine sürecin doğal bir sonucu sayılmalıdır. Her ürün ve hizmet için geçerli olan bu durumun “süresi” ürün ve hizmetin çeşidine ve sektörün yapısına göre değişiklik gösterir.

Peki, ne yapılmalıdır ki olgunluk dönemini yıpratıcı şekilde yaşamayalım ve bitiş hattına girmeyelim?

Bunun yolu gelişme döneminden sonra daha olgunluk bandına geçmeden ürün ve/veya hizmetinizde bir değişim ve/veya yenilik yapmaktır. Yapılacak değişim ve yenilik ürünün çöküş sürecine girmesini geciktirecek ana faktördür. Değişimi satış mantığından, pazarlama anlayışlarına, ürünün kendisinden ve müşteri ilişkilerine kadar birçok konuda yapmak mümkündür.

Süreksiz değişim bu davranışın kodlarını ifade etmesi açısında firmaların ve kurumların üzerinde ciddiyetle durması gereken bir özelliğe sahiptir.

Bu duruma en iyi örnek cep telefonlarıdır: İlk çıktığında ki durumundan her bir aşamada yeni bir fonksiyon ve ayrı bir pazarlama özelliği üstlenen ürün, gelinen her aşamada başka başka değişimler geçirmektedir. Bilgisayar piyasasında keza altı ayı geçmiyor ki yeni bir model piyasaya çıkmasın. Meşhur MOOR yasası bile bu kadar değişimi öngörememişti.

Bilindiği gibi Moore Yasası, Intel’in kurucularından Gordon Moore 1965 yılında Electronics Magazine dergisinde yayınlanan makalesi ile teknoloji tarihine kendi adıyla geçen yasadır.

Her 18 ayda bir tümleşik devre üzerine yerleştirilebilecek bileşen sayısının iki katına çıkacağını, bunun bilgisayarların işlem kapasitelerinde büyük artışlar yaratacağını, üretim maliyetlerinin ise aynı kalacağını, hatta “düşme eğilimi” göstereceğini öngörmüştür, Gordon Moor.

"Mikroişlemciler içindeki transistor sayısı “her yıl iki katına” çıkacaktır" diyen Moore, ayrıca fiyatının da “yarıya ineceğini” söylemiştir. Bugüne baktığımızda ise her yıl neredeyse işlemci beşe katlanmaktadır.

Her sektörde benzer şekilde seri değişimler yaşıyoruz. Süreksiz değişimler çığ misali üstümüze üstümüze gelmektedir.

Süreksiz değişim döneminden sonra evrimsel çağ dediğimiz çağa doğru yol alıyoruz. Evrimsel çağa geçerken neler oluyor dünyada:

Kendi kendini yöneten robot keşfedildi. Filozoflar bu gidişle bilimin bize ihtiyaç duymayacağı bir döneme doğru gittiğimizi söylüyorlar.

Yine beyinden beyine bilgi aktarımı gerçekleşirken uyutulan mikropların 120 yıl sonra uyandırılacağı bilim adamlarını açıkladığı bilgiler arasında.

Bilindiği gibi işletmelerin de bir yaşam döngüsü vardır. İşletmelerin yaşam döngüsünü 5 başlıkta ele almak gerekir:

  • Isınma dönemi,
  • İlerleme dönemi,
  • Büyüme dönemi,
  • Duraklama dönemi,
  • Bürokrasi dönemi,
  • Suçlama dönemi,
  • Ölüm dönemi,

Yapılması gereken şey ise ürün ve hizmette olduğu gibi büyüme döneminden sonra işletmenin duraklama sürecine girmesine izin vermeyecek aksiyonlar gerçekleştirmektir. Duraklama dönemine giren firmalarda ise geri dönüş daha fazla efor isteyen ve sert tedbirler alınmasını gerektiren bir durum arz etmektedir.
Bürokrasi dönemine giren bir firma için yapılacak tek şey yüksek şiddette deprem etkisi oluşturacak kararlar almaktır.
Suçlama döneminde ise artık yapacak pek bir şey kalmamıştır. Herkes okun yaydan çıkması misali işin bittiğini anlamıştır ve duruma bir sorumlu aranmaktadır.

Yenilik ve değişim yapmak sadece çöküş sürecine girmeye engel olmaz; bu farkındalıkların işletmelere ayrıca sağlayacağı başlıca faydalar şöyle sıralanabilir:

  • İşletmemizin pazar payında artış,
  • Uluslararası iş mantığına uyumluluk,
  • Rekabette üstünlük,
  • Maliyetlerde avantaj,
  • İşletmenin her yönden büyüme imkânı,
  • İşletmede verimlilik artışı,
  • Karlılık seviyesinde artış ve bu faydalar ile birlikte işletmelerin geleceklerinin her türlü ekonomik koşula karşı sigorta altına alınmasıdır.

Klasik büyüme mantığında gördüğümüz özelliklerin inovasyon süreci ile birlikte yeniden dizayn olduğunu bilmekte fayda var:

  • İnovasyon süreci büyük veya küçük ama bir sıçrama dönemini ifade etmektedir.
  • Bilinen büyüme mantığında küçük adımlarla ileriye doğru hareket varken inovasyon sürecinde adımlar büyümüş ve atraksiyonel bir özelliğe kavuşmuştur.
  • Mevcut büyüme mantığında “yavaş değişimler” söz konusu iken inovasyon söz konusu olduğunda ise bu durum “ani değişim” karakterine bürünmüştür.
  • Bu zamana kadar ki büyüme mantığında başka bir yerden “alıntılama” söz konusu iken inovasyon sürecinde bu durum yerini “yaratıcılığa” bırakmıştır.
  • Sonuç olarak klasik büyüme mantığı “prosese odaklı” iken inovasyon süreci ise “sonuca odaklı” bir özellik arz etmektedir.

Makale haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Bu içeriği 11.940 kişi okudu.
Kategori: Girişimci Rehberi, İnovasyon
Yazar Salih Keskin Hakkında

Salih Keskin, kreatif düşünce modellerinin üretimi ve inovasyon üzerine iş dünyasında, üniversitelerde ve sivil toplum örgütlerinde eğitimler vermekte, danışmanlık ve araştırmalar yapmaktadır. Halen İstanbul Kültür Üniversitesinde Öğretim Üyeliğine devam etmekte olan yazar aynı zamanda inovasyon konusunda kitaplar ve makaleler yazıyor. Yazar kaleme aldığı inovasyon odaklı yazılarıyla artık Girişim Haber okurlarının da ekranında.

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Yükleniyor